Haberi Paylaş!
GÜZEL HABERLER
30.11.2018

Dünyanın dört bir yanından doğa harikası milli parklar

Muhteşem güzellikleri ve harika doğası ile görenleri kendine hayran bırakan milli parklar, kuşkusuz her doğaseverin görmek istediği yerlerin başında geliyor. 


GRAND CANYON, ABD
Olur da günün birinde Büyük Kanyon’a giderseniz, unutulmaz maceralar ve adrenalin için bünyenizi hazırlayın! Zira, ABD’nin Arizona eyaletinde bulunan bu dillere destan kanyonda, yapılacak bir sürü heyecan verici aktivite var. Bir kere, geçtiği yolları yararak kendine yol açan Colorado Nehri’nin oluşturduğu bu kanyonu görmek bile başlı başına nefes kesici bir tecrübe. Kızılın her tonunu taşıyan ve derinliği yer yer 1600 metreleri bulan bu oluşumlar müthiş manzaralar ortaya çıkarıyor. Zamanında Kızılderililere ev sahipliği yapmış bu kanyonda bugün hala varlığını sürdüren tek yerel halkı, Havasupai Kabilesi’ni görmek de mümkün. Uzun bir yürüyüşle Havasu Şelalesi’nin çevresine yerleşen kabile üyelerinin yüzyıllık kültürünü görüp yeni bir şeyle karşılaşmanın hazzını yaşayabilirsiniz. Milli parkta kaçırmamanız gereken deneyimlerden biri de SkyWalk turu. 1300 metre yüksekliğe kurulmuş cam bir platformda havada yürüyormuş hissiyle yapılan bu geziyi ekstra ücret karşılığında yapabilirsiniz. Oralara kadar gitmişken bir günbatımı izlemeden de dönmeyin tabii!


GALAPAGOS, EKVADOR

Dev kaplumbağaları görme, deniz aslanlarıyla okyanuslara dalma ya da iguanalarla gezintiye çıkma ihtimallerinin yalnızca hayallerde olduğunu sanıyorsanız, yanılıyorsunuz! Tüm bunları deneyimlemek için yapmanız gereken, dünyada görüp görebileceğiniz en nadide yerlerden biri olan Galapagos’a gitmek. Galapagos Adaları, Güney Amerika kıtasının yaklaşık 1000 km açıklarında, Ekvador’a bağlı takım adalardan oluşan enfes bir yer. Okyanusun ortasındaki medeniyete bir hayli uzaktaki bu konumu sayesinde Galapagos, doğal ekosistemini olduğu gibi koruyan ender milli parklardan biri. Üstelik el değmemiş sahilleri, ormanları ve volkanik kayalıklarıyla bu milli park, içinde başka hiçbir yerde rastlanmayan bitki ve hayvan türlerini de barındırıyor. Deniz iguanaları, mavi ayaklı boobie’leri ve 60’tan fazla kuş türüyle, Darwin’e evrim teorisi için ilham veren bu yeri görmeden aman ha ölmeye kalkmayın!


GUILIN LI RIVER, ÇİN

Yalnızca fotoğraflarına bakmanın bile huzur vermeye yettiği dünyanın en şiirsel yerlerinden biri olan Guilin, kesinlikle görülmeye değer! Burası, berrak Li Nehri’ni dimdik kesen yemyeşil dağlardan oluşan, beton yığını kentlerde yaşadığımız hayatı sorgulatacak, gerçek olamayacak kadar güzel bir kent. Bu eşsiz manzaranın yanı sıra Çin’in bu büyüleyici kentinde bulunan parkta yapılacak şahane aktiviteler de var. Mesela balıkçıların kullandığı yöreye özel sallarla yapılan turlara katılabilirsiniz. Saatlerce süren bu yolculukta hayatınızda görebileceğiniz en efsane doğa harikasını izleyebilir, nehir kenarında serbestçe dolaşan buffaloları gözlemleyebilirsiniz. Zamanın durduğu bu yerde, çevre köyleri gezerken özellikle sallarında karabatak dostlarıyla balık tutan yerlileri izleyip “Tanrım ben neden burada yaşamıyorum?” diye düşünmeye hazır olun.


NAMIB-NAUKLUFT, NAMİBYA
Gideceği yerde kendini bir rüyada hissedip ruhunu dinlendirmek isteyen varsa, birçok filmin düşsel sahnelerine fon olan bu park, tam aradığınız şey olabilir! Parkın konumlandığı alan, dünyanın en eski çölü olan Namib Çölü’nün bir kısmını kapsıyor. Bir kısmı dediğimize bakmayın; parkın yüzölçümü İsviçre’den bile büyük! Uçsuz bucaksız panoramalarıyla, turuncu dev kum tepeleriyle, zaman içerisinde kuraklıktan taşlaşıp siyahlaşan akasya ağaçlarıyla, güneşle parlayan tuz zeminiyle bu park, bu dünyaya ait değil sanki. Tüm bu mucizevi doğal özelliklerinin yanı sıra, parka ulaşım için her türlü kolaylık da düşünülmüş. Hem özel araç kiralayarak, hem de turların düzenlediği seferlerle bölgeye rahatlıkla ulaşmak mümkün. Çevre köylerdeki yerel halkın misafirperverliği de cabası. E daha ne olsun!


SERENGETI, TANZANYA
Birçok doğa tutkununun ölmeden önce yapılacaklar listesinin ilk sıralarında Serengeti’ye gitmek vardır. Belgesellerde büyülenerek izlediğimiz doğal hayatı canlı olarak görmenin dayanılmaz hafifliğini yaşamayı kim istemez ki sonuçta! Kelime anlamı “sonsuz düzlük” olan Serengeti, uçsuz bucaksız çayırlarıyla birçok hayvan türüne ev sahipliği yapan sihirli bir yer. Sabahları ağaçları kemirerek kahvaltı eden zürafalar, her zamanki gibi uzanmış keyfine bakan erkek aslanlar, ailecek ağır adımlarla yürüyüşe çıkan filler ve bulanık sulara dalan timsahlar... Bunlar hep Serengeti sakinlerinin, sıradan bir gününün doğal halleri. Bizlere harikalar diyarı gibi gelen bu atmosferi yaşamak için elimizi kolumuzu sallayarak parka giremiyoruz tabii ki. Pek çok hayvanı yakından görebilme şansı için çeşitli safari turlarına katılmanız gerekiyor. Park dışında çevrede gezinen, her türlü zorluğa ve yokluğa rağmen yüzleri her daim gülen Masai halkına da bayılacaksınız.


JOSTEDALSBREEN, NORVEÇ
Dünyanın en ütopik parkıyla tanışmaya hazır mısınız? Jostedalsbreen Parkı yeşil alanları, ihtişamlı dağları ve büyüleyici gölü ile bile yeterince etkileyiciyken, bir de Avrupa anakarasının en büyük buzulunu da içinde barındırıyor. Bu buzul, dünyanın en ihtişamlı fiyortlarının tam ortasında, akan bir nehrin mavi sularının donmuş hali gibi bütün heybetiyle duruyor. Bu fantastik parkta gezintiye çıktığınızda dört mevsimi birden yaşama şansınız olacak. Bu yüzden, gölde kano keyfi yaptığınız ve yemyeşil bir dağ yolunda trekking yaptığınız bir günde, aynı zamanda kendinizi buzullara tırmanmaya çalışıp donarken de bulursanız şaşırmayın! Bir de bu parkı keşfetmek için, her türlü hava koşuluna uygun donanımı yanında bulundurmanız ve biraz da dayanıklı olmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Ama sonuçta yaşayacağınız deneyimler her türlü sıkıntıya değecektir.


IGUAZU, ARJANTİN
Iguazu, doğa mucizelerine aşık olanları tam 12’den vuracak bir alternatif! Kelime anlamı “büyük su” demek olan Iguazu, dünyanın yedi doğal harikasından biri olan şelaleleri ve çevresindeki yağmur ormanlarının barındırdığı birçok bitki ve hayvan türüyle ziyadesiyle etkileyici bir park. Sadece Eleanor Roosevelt’in bile gördüğü anda “Zavallı Niagara” diyerek yücelttiği Igauzu Şelaleleri’ni görmek için bile bu nefes kesen yere gidilir. Ama bu park, aynı gün içinde hem görkemli şelalelerin etkisini yaşayabilmek, hem de varlığından bile haberdar olmadığınız hayvan türleriyle karşılaşabilmek gibi farklı deneyimlerle size daha fazlasını vaat ediyor. Mesela, parka girdiğiniz anda, sizi bir rakun türü olan ‘kayoti’lerin karşılayacağı garanti! Turistlerin bölgeyi yoğun ziyaretinden dolayı insanlara alışık olan bu yaramaz kayotiler, sürekli yolunuza çıkmakla kalmayıp öğlen yemeğinize de göz dikebilir, bizden söylemesi.


GÖREME MİLLİ PARKI, TÜRKİYE

Dünyanın gözdesi, Türkiye’nin incisi Göreme Milli Parkı, erozyonun heykel gibi işlediği yeryüzü oluşumlarıyla, masaldan fırlamış gibi duran peri bacalarıyla, eşi benzeri olmayan bir yer. Üstelik Göreme, tüm bu görsel etkisinin yanı sıra Bizans dönemine ait tarihi örneklerle dolu olmasıyla da, ayrıca kıymetli bir bölge. Bu doğa harikası park kayaların içine oyulmuş manastır, şapel ve kilise gibi dini yapıları ve o dönemki konut anlayışıyla ilgili ipuçlarının da görülebileceği mekanlarıyla, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor. Hatta park içerisinde bulunan otellerde kalıp bu tarihi mekanları deneyimleme fırsatını elde etmek de mümkün. Oralara kadar gitmişken bölgenin yakın çevresinde deneyimlenebilecek çömlek yapımı ve şarap tadımı gibi aktiviteleri de atlamamanızı öneririz.